Protez bacakta kaçakçılık!

Türkiye'de kaçakçılık olaylarında uygulanan yöntemler, görenleri hayrete düşürüyor. Hemen her çeşit eşyayı zula olarak kullanan kaçakçılar, gümrük kapılarında alınan önlemleri aşmak için yeni yeni yöntemler deniyor.

Gümrükler Muhafaza Genel Müdürü Neşet Akkoç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gümrük kapılarında akla hayale gelmeyecek yöntemlerle kaçakçılık yapmaya çalışanların olduğunu, ancak gerek teknolojik cihazlar, gerekse de risk analizi konusunda eğitimli gümrük personeli sayesinde bunların önlendiğini belirtti.

Her yıl yeni kaçakçılık yöntemleriyle karşılaştıklarını, son olarak Cilvegözü Gümrük Kapısında Türkiye'ye giriş yapan ve her iki bacağı protez olan Suriye uyruklu bir kişinin şüphe üzerine arandığını ve protez bacaklarının içinden 13 kilo nargile tütünü bulunduğunu ifade eden Akkoç, şöyle konuştu:

'' Cilvegözü'nde Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat görevlileri tarafından yapılan rutin kontroller sırasında Suriye'den Türkiye'ye gelen her iki bacağı protezli olan bir kişi, şüphe üzerine arandı. Söz konusu kişinin protez bacaklarından bir tanesinin yerine tam takılmadığı ve normalden daha fazla aralık olduğu fark edildi. Bagaj X-Ray cihazından geçirilen protezde yoğunluk tespit edilmesi üzerine protezler açıldı. Protez bacaklardan 13 kilogram tömbeki (nargile tütünü) ortaya çıkarıldı.''

Özellikle son dönemlerde uygulanan zula yöntemlerinin kaçakçılık literatürüne girecek cinsten olduğunu belirten Akkoç, tabut içinde, ayakkabı tabanında, kalorifer peteğinde, ampul içlerinde zulalarla karşılaştıklarını kaydetti.

Akkoç, verilen eğitimler sayesinde her geçen gün bilgi ve uzmanlıkları artan Gümrük Muhafaza ekiplerinin kaçakçılara göz açtırmadığını vurguladı.

Genel Müdür Akkoç, son yıllarda kaçakçıların uyguladığı ilginç zula yöntemleri konusunda ise şu bilgileri verdi:

''Ayakkabı topuğuna, peruk içine, heykel veya biblo gibi süs eşyaları içine, Diş macunu tüpü içine, vücuda sarılı poşet ve çorapların içine, tabutların içine, zeytinyağı ve peynir kutuları içine, televizyon, cep telefonu, müzik seti gibi elektronik eşyaların içine, araçların direksiyon simidi içine varıncaya kadar kaçakçılar birçok yere eşya veya uyuşturucu gizliyor. Bizim gümrük personeline verdiğimiz eğitimler ve kullandığımız teknolojik cihazlar arttıkça işleri zorlaşan kaçakçılar da akla hayale gelmeyecek yeni yöntemler denemeye çalışıyor.''

Bu yöntemler kullanılarak etten sigaraya kadar birçok ürünün yasadışı yollardan ülkeye sokulmaya çalışıldığını belirten Akkoç, önümüzdeki dönemde de değişen kaçakçılık yöntemlerine ve kaçakçılara karşı, uyuşturucu ve patlayıcı detektörleri, X-Ray ve test kitleri gibi modern teknik cihazların yanı sıra, narkotik ve patlayıcı detektör köpekleri ile kaçakçılıkla mücadelenin etkin olarak devam edeceğini ifade etti.

YSK'dan sürpriz 'kimlik numarası' kararı

YSK, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek'in, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası bulunmayan nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, askerlik belgesi, evlenme cüzdanı gibi kimlik belgelerine sahip çok sayıda kişinin referandumda oy kullanabilmesi için yaptığı başvuruyu karara bağladı.

Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre, seçmenlerin oy kullanma haklarından yoksun kalmamaları için, nüfus idarelerinden alınacak, seçmenlerin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını da taşıyan mühürlü ve imzalı nüfus kayıt örneğinin aslını Sandık Kurulu Başkanlarına, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası olmayan nüfus cüzdanı, resmi daireler veya iktisadi devlet teşekküllerince verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, avukatlık kimlik belgesi gibi belgelerle birlikte ibraz etmesi halinde oylarını kullanabilmeleri mümkün olacak.

-KARŞI OY-

YSK Başkanı Ali Em ise karara ilişkin 'karşı oy' kullandı. Em, karşı oyunun gerekçesinde, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'un 87. maddesi hükmü uyarınca, seçmen kimliğinin tespitine esas olacak belgelerin, kurulca belirlenerek karar altına alındığını ve kamuoyuna duyurulduğunu belirtti.

Em, seçmen kimliğinin tespitine esas olacak bu kimlik belgelerine ek belge ilave edilmesinin geçici uygulamaları olağan uygulamalara dönüştüreceğinden çoğunluk kararına katılmadığını ifade etti.

Hanefi Avcı Merkeze atanmasını istedi

Eskişehir emniyet müdürü Hanefi Avcı 'Haliç’te Yaşayan Simonlar' adlı kitabıyla ilgili olarak hakkında açılan soruşturmanın ardından İçişleri Bakanlığına dilekçe vererek merkeze alınmak istedi.
NTV'de katıldığı canlı yayında soruları yanıtlayan Avcı, "Eskişehir Emniyet Müdürlüğü görevimden affımı istedim. Merkeze atanmam konusunda bir dilekçe verdim. Bu kararı tamamen kendi irademle aldım, yanlış anlaşılmasın" diye konuştu.

"CEMAATİN ÖNDE GELENLERİNE KİTABI YAZACAĞIMI SÖYLEDİM"

Sözlerini "Tahmin ettiğim kadarıyla başlangıçta bu kadar rağbet düşünülmediği için şu an kitap bulunamıyor. Önümüzdeki günlerde kitap her yerde bulunabilecek" şeklinde sürdüren Avcı, çarpıcı açıklamalarına şöyle devam etti:

"Susurluk sürecinde epey sıkıntı çektim ama bugün geldiğim noktada çok da şikayetçi değilim.

Yazdığım kitap nedeniyle "Dünyadaki cehennemi yaşatırlar" sözü şu an gerçekleşmedi henüz ama yıllar sonra bile beni izleyebilirler, aleyhimde hava oluşturabilirler. Bunu tahmin edebiliyorum.

Susurluk'ta devlet sistemi mekanizmaya müdahale etmemişti, o yüzden yöntem değişikliği yapmıştım. Bugünkü durumda ise ben bütün müracaatlarımı yaptım ancak sistem çalışmadı. O yüzden yazılı hale getirdim, çünkü Türkiye'de devlet bu şekilde işler. Devlette en geç 60 gün içinde dilekçelerin işleme konulması gerekir. Benim tüm başvurularım hiçbir şekilde işleme geçmedi, o yüzden de kitap yazdım.

Ben cemaatin kendi okullarına, kendi yaptıklarına karşı değilim, bunlar topluma hizmettir. Ben onların polis ve adliye içerisine girerek suç soruşturmalarına karşıyım. Her zaman her şeyi açık yaparım, dilekçeme imzamı atarım. Kitabı yazmadan önce cemaatin ileri gelenlerinden bazılarıyla görüştüm. Onlara dedim ki, 'Bakın bugün polis içerisinde cemaatin yaptığı olaylar var, bir takım insanlara iftira atılmaktadır. Bunlar yanlıştır. Ben size karşı tavır alacağım, beni dost olarak biliyorsunuz.'

Mesajımın Fethullah Gülen'e gittiğini düşünüyorum, gitmemesi düşünülemez. Cemaatin ileri gelenleri bana bunu ilgili yerlere taşıyacaklarını, konuyla ilgileneceklerini söylediler. Aradan iki ay geçmesine rağmen bana bir cevap gelmedi."


Site Tanıtımlarım :)

Merhaba sevgili ziyaretci,öncelikle blogumuzu ziyaret ettiğin için sana minnetarız bunu anlatmak kelimelere sığmaz.Bu durumun dışında sizlere bu yazımızda son derece güzel üç blogdan bahsetmek istiyoruz.Konumuza ve blog tanıtımlarımıza şöyle başlayalım.

Birinci blogumuz thy ile ilgili olan thy bilet fiyatları blogu olacak thy bilet diyede adlandırabileceğimiz bu blog genellikle google aramalarında thy bilet fiyatları şeklinde çıkmaktadır.Bu sebeble bizde bu blog üzerinde çalışırken thy bilet fiyatları olarak çalıştık.

İkinci blog onur air bilet fiyatları blogumuz bu blog ise onur air ile ilgili olup onur air bilet kelimeside blogumuzda sık sık vurgulanmaktadır.Fakat bu blogumuzda da bizler onur air bilet fiyatları kelimesinin üzerinde duracağız bu sebeblede blogumuzu onur air bilet fiyatları şeklinde açmış bulunuyoruz.

Üçüncü ve son blogumuza geldiğimizde bu blogumuzu karizmatik hava şirketi olan atlas jet evet bu blogumuzda atlas jet bilet kelimeleride vurgulanmakta ancak asıl bizim için önemli olan kelime atlas jet bilet fiyatları kelimesi bunun dışında bu blogu zaten atlas jet bilet fiyatları olarak ve ağırlıklı açtık bu sebeblede ismi atlas jet bilet fiyatları oldu .

Bu yazımızı okuduğunuz için teşekkürler ederiz.

Penguen tavuklar

3 adet olan penguen tavuklar, vatandaşların ilgisini çekiyor. Diğer tavuklar tarafından dışlanan tavukların, sıcaktan ve sudan felç geçirerek bu duruma geldiği söyleniyor. Normal tavuklardan ayrı yaşamaya çalışan penguen tavuklar, birbirlerinden hiç ayrılmıyor.

Penguen tavukların sahipleri Ülfet (72) ve Fatma Köker (67) adlı vatandaşlar hayatlarında ilk defa değişik bir tavuk gördüklerini söyledi.

İlk yumurtadan çıktıklarında normal bir şekilde dünyaya geldiklerini açıklayan Köker çifti, "Daha sonra tavuklarda değişim başladı.İlk olarak boyunlarını uzatarak yürümeye başladı. Ardından kanat çırpmaz oldular. Sonra da penguen gibi yürümeye başladılar." dedi.

Yıllardır Dağevli köyünde ikamet ettiğini açıklayan Abidin Şahiner, penguen gibi yürüyen tavukları ilk defa gördüklerini ifade etti.

Tavukların sıcaktan ve susuzluktan felç geçirerek penguen şeklini aldığını söyleyen Şahiner, "Köyde penguen gibi yürüyen 3 tane tavuk bulunuyor. Diğer tavuklar, penguen tavuklardan çekindiklerinden dolayı yanlarına almıyorlar. Yanaştıkları zaman gagalayarak uzaklaştırıyorlar." şeklinde konuştu.

Tavukların birbirinden ayrılmadığını ifade eden Şahiner, "Yürürken kanat çırpmıyorlar. Biri nereye giderse diğerleri de o tarafa gidiyor. Birbirlerinden hiç ayrılmıyorlar. Sularını ve yemlerini beraber yiyorlar." diye konuştu.